canlarım ciğerlerim

14 Ocak 2015 Çarşamba

BİRAZ GÖZYAŞI Bİ KAÇ İZMARİT VE BOŞ BİR ACI

O kadar çıkmaz vardı ki etrafımda masaların kenarında, o kadar çok düşündürüyordu ki insanlar. Bir o kadar da küfür ediyordum sesimin çıkmamasına öfkeleniyordum bazı bazı. Bazen boş geçiyor bazen dolduruyordu günlerimi dolu gözler. O gün yine doldurdu içi dolu küçük bir kelime, günümü anlamlandırdı: Kaçalım Okan...
Neden kaçıyordunuz? Neyden korkuyordunuz? Birbirine ulaşmaya çalışan bir çiftti gözüme çarpan. Dikkatimi çekti Okan'ı süzdüm önce, ufak ve telaşlı, biraz istekli biraz da korkaktı Okan. Peki ya Pelin? Pelinde daha anlaşılırdı hüzün, gözlerinde yalvarış ve biraz yakarış vardı, Okan acele ediyoruz dedi, ne kadar istemese de. Biraz dinledikten sonra Okan'ın ona yetmeyen bir karısı, Pelin'in mutsuz bir yuvası olduğunu anladım. İkiside çıkmazı seçmişlerdi belliki. Peki neydi bu tutku, imkansızlığı zorlayan şey yasak mı yoksa aşk mıydı? Geçici bir heyecan mıydı? Yok. Önce kızdırdılar beni bencillikleriyle, arkalarında bırakmayı düşündükleriyle. Sonra farkettim ki yanlış seçimler onların suçu değildi, onların suçu yanlış zamanda yanlış yerde birbirlerine bakmalarıydı. İş arkadaşı olarak başlamışlar aynı hastanede, aynı nöbette sevmişler birbirlerini bu doktor kimseler. İnsanlara deva kendilerine azar azar dert, biraz da toz pembe aşk edinmişler ama pembe kirliymiş. Pelin'in gözleri susmadı masaya akıttı tuzlu hüzün dolu yaşlarını. Okan da her damlaya ayrı çaresizlikle baktı. Elele tutuşmaları bile bir kavuşmaydı bu çift için, öyle sıkı tutuyorlardı birbirlerini her an ayrılabileceklermiş gibi korkuyla seviyorlardı. Seni çok seviyorumla süsledi gözyaşlarını Okan Pelin'in. Biraz tebessümle döktü bu sefer Pelin yaşlarını masaya. Gidelim dedi Okan. Hesaplarını ödeyip gittiler arkalarında biraz gözyaşı, bir kaç izmarit ve boş bir acı bıraktı bu çift. Bana ise merak bıraktı en çok. Bir daha hiç görmedim onları, hiç gelmediler bir daha. Acabalar döndü kafamda, gittiler mi ,kaçtılar mı yoksa acı mı verdi bu ikisinin son bakışmaları? Bazen heves ediyoruz bazen olmayanı olsun istiyoruz bazense çaresizliği pişmanlığa karıştırıp bir yudumda içiyoruz. Tıpkı sevmediğimiz içkinin boğazımızdan acı akışı gibi, yakıyor ama yaktığı yer yarı atan kalplerimiz...

1 yorum: